BLOG

BLOG

8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Türk Tarihinde Ses Getiren Başarılı Kadınlar


8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Türk Tarihinde Ses Getiren Başarılı Kadınlar

8 Mart, sonraki nesillere ilham olan başarı dolu hikâyeler bırakan kadınların emeğini hatırlatan bir gün. Türkiye’nin uzak ve yakın geçmişine bakıldığında da toplumun her alanında aktif varlık gösteren birçok kadın var. Bu kadınlar gerek sosyal ve politik gerek sanatsal ve bilimsel alanlarda birçok ilke imza atarak seslerini dünyaya duyurdu. Gelin, Türk tarihinde ses getiren başarılı kadınların hikâyelerine birlikte bakalım. 

 

Sabiha Gökçen

Sabiha Gökçen

Cumhuriyet’in ilk yılları kadınların kamusal alanda daha görünür olmaya başladığı bir dönemdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın pilotu olan Sabiha Gökçen bu dönüşümün örneklerindendir. Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı olan Gökçen, 1935 yılında havacılığa adım attı ve Sovyetler Birliği’ndeki Yüksek Planör Okulu’nu bitirdi. Ardından Eskişehir Askerî Hava Okulu'nda aldığı özel eğitimle askerî pilot oldu. Havacılık dünyanın pek çok ülkesinde erkek egemen bir alanken onun kokpite geçmesi oldukça sembolik bir adımdı. Uçuş hayatı boyunca aldığı görevlerle dünyanın ilk kadın savaş pilotları arasına da adını altın harflerle yazdırdı.  

 

Halide Edip Adıvar

Halide Edip Adıvar

Türk edebiyatının en önemli yazarlarından Halide Edip Adıvar, edebiyat ve siyaset tarihinin kesişim noktasındaki isimlerden. Adıvar, Kurtuluş Savaşı'nda ve millî mücadelede aktif rol üstlenmesi sayesinde kalemiyle olduğu kadar kamusal duruşuyla da iz bıraktı. Yazdığı birçok başarılı eserde Türk kadınının gücünden bahsetti. Yazar, öğretmen ve siyasetçi kimliklerine sahip çok yönlü bir figür olarak sonraki nesillere ilham kaynağı oldu. 

 

Türkan Akyol

1971 yılında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı olarak göreve başlayan Prof. Dr. Türkan Akyol, Cumhuriyet tarihinin ilk kadın bakanı. Tıp alanındaki akademik birikimini kamu yönetimine aktaran Akyol, o dönem için oldukça sınırlı olan kadın temsilini kabine düzeyine taşıdı. Ardından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'ne seçildi ve Türkiye'nin ilk kadın rektörü oldu.

1993 yılındaysa politikaya geri döndü ve kadın işlerinden sorumlu devlet bakanı olarak atandı. Böylece Akyol, akademiyi ve siyaseti bir arada yürüterek kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığını görünür kıldı.

 

Süreyya Ağaoğlu

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın avukatı olan Süreyya Ağaoğlu, 1921 yılında Darülfünun'a başvurduğunda hukuk eğitimi kadınlara açık değildi. Bütün engellemelere rağmen çok değerli mücadelelerinin sonucunda hukuk fakültesine giren ilk kadın öğrenci olmayı başardı. Bu sayede fakülteye girmek isteyen diğer kadın öğrencilerin de yolunu açmış oldu. 1927 yılında Ankara Barosu'na kaydolan Ağaoğlu, aynı zamanda önemli bir kadın hakları savunucusuydu. 1949 yılında Milletlerarası Barolar Birliği Yönetim Kurulu İdari Heyeti’nde görev yapan bu cesur kadın, 58 yıl süren kariyeriyle Türkiye’deki kadın hukukçular için güçlü bir örnek oldu.

 

Muazzez İlmiye Çığ

Tarihin en eski medeniyetlerinden olan Sümerler hakkında 13 kitap yazan Muazzez İlmiye Çığ, Sümeroloji denildiğinde akla gelen ilk isimlerden. Sümer, Hitit ve Akad dillerindeki uzman olan Çığ, bu önemli toplumların inançlarını ve kültürlerini inceleyen dünya çapında ünlü çalışmalarda rol aldı. Yaşadığımız topraklarda antik dönemden kalma izler üzerine yaptığı analizlerle araştırmalarını akademik çevrelerin dışına taşıyarak geniş bir okur kitlesiyle buluşturdu. 

 

Safiye Ali

1891 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Safiye Ali, modern Türkiye'nin ilk kadın doktorudur. Amerikan Kız Koleji'nden mezun olduktan sonra Balkan Savaşları'nın yaşandığı zor günlerde özellikle kadınların önüne çıkan bütün imkânsızlıklara rağmen doktor olmak istediğine karar verdi. Kadınların yükseköğrenime erişiminin son derece sınırlı olduğu bir süreçte devlet bursuyla Almanya’ya gönderildi. Eğitimini tamamlamasının ardından Türkiye'ye geri dönerek kadın ve çocuk hastalıkları alanında önemli çalışmalara imza attı.

 

Lale Orta

Prof. Dr. Lale Orta, Avrupa'nın ilk FIFA kokartlı kadın hakemi ünvanıyla sadece ülkemizde değil, dünya spor tarihinde özel bir yere sahip. Kariyeri boyunca futbolculuk, antrenörlük ve hakemlik yapan Orta, Türkiye'nin futbol organizasyonları üzerine doktora yapan tek kadın hakemi. Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği, TFF Merkez Hakem Kurulu gibi farklı kuruluşlarda pek çok görev üstlendi. Lale Orta'nın 2009 yılından beri Okan Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanlığı görevini yürütmesi sporun saha içi ve kurumsal boyutlarını bir arada deneyimleyen nadir isimlerden olduğunu gösteriyor.

 

Afife Jale

Afife Jale, 1919 yılında sahneye çıkarak sanatta âdeta bir devrim yapan ilk Türk kadın tiyatrocu. Kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde bu yasağı aşarak toplumsal bir kırılma yarattı. Karşılaştığı baskılara rağmen tiyatrodan vazgeçmemesi sonraki kuşak kadın oyuncular için de alan açtı. Türk tiyatrosunun saygın organizasyonlarından biri olan Afife Tiyatro Ödülleri, onun sahneye taşıdığı cesaretin kültürel hafızadaki yerini koruduğunu gösteriyor.

 

Afet İnan

Afet İnan

1908 yılında dünyaya gelen ve Atatürk'ün manevi kızı olan Afet İnan, Türkiye'nin ilk kadın akademisyenlerinden. Genç yaşta öğretmenlik görevi üstlenen İnan, eğitimini ilerletmesi için yurt dışına gönderildi. Aldığı eğitim sayesinde adını Türkiye'nin önde gelen tarihçileri arasına yazdırdı. Mesleğine devam ederken tarih bilincinin kurumsal bir zemine oturmasında ve Türk Tarih Kurumunun açılmasında rol üstlendi.

Bu hikâyeler kadınların tarih boyunca attıkları her adımda diğer kadınlara ışık olması için güçlü izler bıraktığını bir kez daha hatırlatıyor.

Ayrıca bu yazılarımızda ilginizi çekebilir: