BLOG
- ELİTE WORLD HOTELS & RESORTS
- BLOG
- İNSANLIK TARİHİNİ YENİDEN YAZDIRAN GÖBEKLİTEPE HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER
İNSANLIK TARİHİNİ YENİDEN YAZDIRAN GÖBEKLİTEPE HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Göbeklitepe arkeolojik alanı, 2011 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi. Çünkü bu özel bölgenin keşfi; insanlık tarihi, dinler tarihi ve insanların yerleşik hayata geçmesi gibi konularla ilgili bilinen tüm anlayışı değiştirdi. M.Ö. 10.000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihi, 1995 yılından beri devam eden arkeolojik çalışma ile birlikte, tüm dünyaya insanlık tarihi hakkında bildiklerini sorgulatmaya devam ediyor. Biz de bu yazımızda, insanlık tarihini yeniden yazdıran bu özel bölge hakkında bilmeniz gerekenleri bir araya getirdik. İşte, Göbeklitepe hakkında bilmeniz gerekenler…
Ayrıca; bu yazımızı da okumayı unutmayın: Güneydoğu Gezilecek Yerler
Göbeklitepe nerede?
Göbeklitepe, Şanlıurfa sınırları içinde yer alıyor ve kentin yaklaşık 20 km kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında bulunuyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 760 metre yükseklikteki bu tepe, geniş bir ovaya hâkim konumuyla dikkat çekiyor.
Stratejik konumu sayesinde tarih boyunca farklı toplulukların uğrak noktası olan bölge, bugün modern ziyaretçi merkezi ve yürüyüş alanlarıyla birlikte gezilebiliyor.
Bilinen ilk ve en büyük tapınak

Göbeklitepe, yeryüzündeki bilinen en eski inanç merkezi olarak kabul ediliyor. Bölgede tespit edilen yaklaşık 20 dairesel ve oval planlı tapınak bulunuyor; bugüne kadar bunların yalnızca 6 tanesi gün ışığına çıkarılabildi.
Her bir tapınakta, T biçiminde ve 3 ila 6 metre yüksekliğinde devasa taş sütunlar yer alıyor. Bu sütunların insanı sembolize ettiği ve bir ritüel düzenini temsil ettiği düşünülüyor.
Mısır piramitlerinden 7500 yıl daha eski
11.000 yıldan daha eski olan Göbeklitepe'nin geçmişi, Neolitik Çağ'ın A evresine dayanıyor. Bölgedeki kült yapıların, tarım ve hayvancılığa yakın olan son avcı grupları tarafından inşa edildiği biliniyor.
Bölgedeki arkeolojik kazı, 1995 yılında başladı
Göbeklitepe, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi'nin birlikte yürüttüğü Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Projesi kapsamında tespit edildi. Asıl çalışmalar ise 1994 yılında Heidelberg Üniversitesi'nden Klaus Schmidt tarafından yapıldı ve bu sayede bölgenin anıtsal karakteri ortaya çıkarıldı. Kazı çalışmaları, bu keşiften bir yıl sonra başladı.
Kabartma hayvan figürleri

Göbeklitepe’deki taş sütunlar, dönemin doğa algısını yansıtan zengin kabartmalarla süslenmiş durumda. En sık rastlanan figürler yabanıl hayvanlara ait.
Akrep, yılan, tilki, yaban domuzu, aslan, turna ve yaban ördeği gibi hayvanlar; bazen tek başına, bazen de hikâye anlatır gibi bir arada tasvir edilmiş. Bu figürlerin, mitolojik anlamlar taşıdığı ve ritüellerle bağlantılı olduğu düşünülüyor.
İlk buğday
Yapılan araştırmalar, önemli bir kültür bitkisi olan buğdayın atasının bu bölgede yetiştiğini gösteriyor. Göbeklitepe toprağında bulunan ve yabani bir buğday türü olan einkorn taneleri, bunun en büyük göstergesi. Bölgede tespit edilen diğer bitki kalıntıları ise badem ve yer fıstığının yabani türleri.
Tapınağın inşası
Göbeklitepe'nin inşa edildiği dönemde, insanlar bitki toplayan ve hayvan avlayan küçük gruplar halinde yaşıyorlardı. Göbeklitepe'nin inşası için ise muhtemelen ilk kez bu kadar kalabalık bir biçimde bir arada oldular. Çünkü, tapınak için kayalık bölgelerden büyük sütunlar ve ağır taşlar 2 km boyunca, el arabası ve yük hayvanları olmadan insanlar tarafından taşınarak bölgeye getirildi.
Göçebe toplulukların tarımla yerleşik hayata geçtiği bilgisi değişti

Bu bilgiyi hepimiz tarih derslerinde defalarca kez duymuşuzdur: Göçebe topluluklar, tarımı öğrenerek yerleşik hayata geçtiler. İşte Göbeklitepe'deki araştırmalar, bu tarihi bilgiyi tamamen değiştirdi. Arkeolog Schmidt bölgede yaptığı araştırmaların sonucunda, avcı ve toplayıcı toplulukların Göbeklitepe gibi dini merkezlerde sürekli olarak bir araya gelerek yerleşik hayata geçtiği yorumunu yaptı. Yani aslında insanoğlunu yerleşik hayata iten şey, dini mabetlerin etrafında kalma arzusu.
Şu yazılarımız da ilginizi çekebilir:
Türkiye'de Bulunan 11 Unesco Dünya Mirası
Türkiye'nin En Güzel Rotası Likya Yolu’nda Görmeniz Gereken 11 Antik Kent
