PLEASE SELECT YOUR HOTEL
  • ELITE WORLD EUROPE
  • ELITE WORLD ISTANBUL
  • ELITE WORLD BUSINESS
  • ELITE WORLD ASIA
  • ELITE WORLD MARMARIS
  • ELITE WORLD VAN
  • ELITE WORLD PRESTIGE
ARRIVAL DATE
DEPARTURE DATE
ADULTS
ARRIVAL DATE
DEPARTURE DATE
ADULTS
BOOK NOW

BLOG

ELITE WORLD HOTELS

YEREBATAN SARNICI HAKKINDA BILMEDIKLERINIZ

İstanbul’da yer alan Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya ve Cağaloğlu arasında yer alan büyük bir sarnıç. İlkçağ’da kentin su ihtiyacını karşılamak için yapılan sarnıç, günümüzde içinde su bulunsa dahi sadece tarihi eserler arasında yer alarak ziyaretçilerin görüşüne sunuluyor.

Tarihin bütün dönemlerinde pek çok kez işgale uğramış önemli bir şehir olan İstanbul, Bizans imparatorlarının emri ile şehrin su ihtiyacını karşılamaları amacı ile su sarnıçları ile donatılmıştır. 6. yüzyılda imparator İustinianos tarafından yaptırılan sarnıç, Osmanlı Dönemi’nde de uzun süre halkın su ihtiyacını karşıladı. Sarnıç içerisinde yer alan su, Cebeciköy Kemeri ile 19 km uzaklıkta yer alan Belgrat Ormanı’ndan elde edildi.

Yerebatan Sarnıcı ve Özellikleri

Uzunluğu 140 metre olan Yerebatan Sarnıcı’nın genişliği 70 cm olup yüksekliği ise 8 metredir. Sarnıcın içerisinde 80.000 metreküp su bulunuyor. Sarnıcın üst kısmı kapalı olup bu kısımda 12 sıra halinde dörder metre aralıklarla dizilen 336 sütun yer alıyor. Sarnıcın kuzeybatı köşesinde yer alan iki sütun, altında kaide olarak yapılan iki Medusa başıyla Roma Dönemi’nin heykeltıraşlık sanatına da örnek gösterilir. 4. yüzyıla ait olan Medusa başlarının hangi yapıdan alındığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Medusa başlarının biri yan biri ise ters çevrilmiş görünümdedir. Çok tanrılı dinden, tek tanrılı dine geçişi temsil ettiği düşünülen Medusa başları hakkında pek çok rivayet bulunuyor. Bir inanışa göre; ona bakan kişilerin taşlaştığı düşünülmektedir.

Diğer inanışa göre ise Jüstinyen; Arap ordularının İstanbul’a doğru yola çıktığını öğrenir ve sarnıcın hızlı şekilde yapılmasını ister. Sütun kaidesi olarak kullanılan taşların özelliği düz, yatık ya da ters şekilde dizilmesi. Bu aşamada estetik görünüm bir kenara bırakılarak sarnıcın kısa sürede tamamlanması amaçlanmıştır.

Yerebatan Sarnıcı’nın Tarihi Özellikleri

Huzur, sessizlik ve en önemlisi biraz ürperti duyacağınız sarnıç, bugünlerde müze olarak kullanılmaktadır. Uluslararası ve yerel birçok misafire de ev sahipliği yapan Yerabatan Sarnıcı’nın diğer adı ise “Bazalika”dır. 532 yılında yaptırılan sarnıç, İstanbul şehrinin en büyük kapalı sarnıcı olma özelliği taşıyor. Yapımında özellikle eski sütün taşlarının kullanılması, günümüzde de gösterişli görünümünü korumasına yardımcı oluyor. Su yalıtımı için kullanılan özel harçlı sıvası, sarnıcın en önemli özellikleri arasında yer alıyor. İnşaat sırasında 7000 bin kölenin çalıştırıldığı sarnıç, 38 yılda tamamlandı. Sütunlar üzerinde bulunan gözyaşları ise bir rivayete göre sarnıç inşası sırasında ölen köleleri işaret ediyor. Mükemmel atmosferi ve özel tarihi dokusuyla hala ziyaretçilerini büyülemekte olan sarnıcın içerisinde yer alan suda, günümüzde balıklar yer alır.

Yerebatan Sarnıcı, müze olarak kullanılmasının yanı sıra konserlere ve görsel şölenlere de ev sahipliği yapıyor. Ziyarete gelenler sarnıç içerisindeki suya demir paralar atarak dileklerini tutarlar.

Yerebatan Sarnıcı Keşfi

İstanbul’un fethedilmesinden yüzyıl sonra balıkçılar tarafından keşfedilen sarnıç, günümüzde tarihi eser niteliği taşıyarak ilgi odağı olmaya devam ediyor. Sarnıcın bitiş noktasında oyma ve kabartmalar şeklinde yapılan tavus gözleri ile gözyaşı taşları bulunuyor. Bir diğer adı ile “Ağlayan Sütun” olan gözyaşı sütunu, nemli bir yapıya sahip olmasından dolayı ağlıyormuş görünümü verir. Gözyaşı sütunun hemen arkasında ise dilek havuzu bulunur. Sarnıcın gezilmesi sırasında gezi platformu üzerinde kendinizi su üzerinde yürür gibi hissedebilirsiniz. Sarnıç içerisinde yer alan balıklar ise renkleri ile gelenleri büyüler niteliktedir. Sarnıca girdiğiniz an, ilk basamaktan itibaren tarihin gizemine kapıldığınızı hissederek daha emin adımlarla gezmeye devam edebilirsiniz. Sarnıçta yürümeye başladığınız andan sonra merdiven ortasına geldiğinizde; İstanbul’un en büyük sarnıcını keşfetmeye hazır olmalısınız. Sütunların dizilişleri, başarılı şekilde yapılan aydınlatma sistemi sayesinde büyüleyici bir atmosfer yaratıyor. İki imparatorluğa şahitlik etmiş olan Yerebatan Sarnıcı; gerek tarihi özellikleri gerekse de ilginç taş ve sütunları ile günümüzde sıkça ziyaret edilen müzelerden biri olma özelliğini koruyor!
 

 

 

 

 

 

SHARE THIS ARTICLE